Geleceğiniz İçin Sağlınıza Yatırım Yapın

Adem ile Havva’nın yaradılışından sonra insanlar çiftleşerek yeni nesiller dünya ya getirmeye başladılar. Allah, Adem babamızın nefsinden Havva annemizi yaratmıştır. Bizlerin de nefsinden birer eş göndermiştir. Bizlerde eşlerimizle birlikte olup neslimizin devamını isteriz. Kim istemez ki bir çocuk dünya ya getirip vatanına milletine hayırlı evlatlar yetiştirmek. Anne adayları öncelikle hamilelik döneminde beslenmelerine dikkat etmek zorundadırlar. Çünkü cenin, gelişme evresinin çoğunu anne karnında ki kordon sayesinde tamamlamaktadır.9 ay 10 gün bu kordon sayesinde anne karnında beslenir. Çocuğumuz dünya ya gelmeden gebelik testi pozitif çıktığında birçok eksiğini tamamlamaya başlarız. Geleceği ile ilgili planlar yaparız. Seçeceği mesleği bile hazırdır. Herkes çocuğunun doktor, mühendis, mimar olacağına inanır. Hep merak ederiz cinsiyetini gereksiz ve anlamsız bir biçimde. Kız olsa ne olur , erkek olsa ne fark eder. Mesele aslında çocuklarımızın sağlıklı büyümesidir.
Sağlıklı çocuk dünyaya getirmek için önce hamilelik , anne adayları için dikkat edilmesi gereken bir zaman zarfıdır. Yüce Yaradan cenini anne karnına koyduğu zaman, annelik duygusunu da annenin kalbine nakşeder ve anneler, çocukları için koruyucu bir kalkan vazifesi görürler. Çocukları zarar görmemesi için ellerinden geleni yaparlar. Günümüzde annelerimiz artık bir çok bilgiyi internetten bulabiliyor. Hamilelik döneminden doğuma kadar geçen zaman da nelere yapılması nelerin yapılmaması gerektiği , nasıl beslenecekleri ,rahat bir doğum için nasıl bir spor yapılması, yavrusuna süt verebilmek için nasıl besleneceğini internet üzerinden araştırarak bulabilmektedir. Ama girdiği siteler ne kadar doğru yayın yapmakta orası ayrı bir muammadır. Bu aralar bende bir amca adayı olarak sıkça uğradığım gebelik ve çocuk sağlığı hakkında bilgi edindiğim, yazarlarının çoğunun bu konularda araştırma yapıp yazdığına inandığım bu siteye siz anne, baba, amca, hala, teyze adaylarının bakmasını öneriyorum. http://www.saglikvegebelik.com

Şeker hastalığı ayak bakımı

Asırlardır çoğu kişinin savaşmakta olduğu ayak sağlığını bozan sorunları da beraberinde getiriyor. Şeker hastalığının en mühim etkileri en çok ayaklarda görülüyor. Bu nedenle uzmanlar şeker hastalarının her gün ayak bakımını yapmalarını önermekteler.

seker hastaligi ayak bakimi Şeker hastalığı ayak bakımı

 

Eğer şeker hastalığınız varsa, ayak bakımını kesinlikle ihmal etmemelisiniz. Rutin olarak uygulanan ayak bakımı, şeker hastalığının vermiş olduğu problemlere karşı önlem almanızı ve bu problemlerin oluşmamasını sağlayacaktır.

Şeker hastaları nasıl ayak bakımı yapmalı?

Şeker hastaları için ayak bakımında öneride bulunan uzmanlar, her gün ayakların yıkanmasını söylediler. Doktorunuzun önerdiği sabun ile ılık suyla ayaklarınızı yıkayın. Ayaklarınızı yıkadıktan sonra yumuşak bir havlu ile kurulayın. Ardından nemlendirici bir losyon sürerek ayak derinizi koruyun.Losyonu sürerken parmak aralarına sürmemeye dikkat edin.

Çorap seçimi de ayak bakımında son derece önemlidir. Çoraplarınızı seçerken yumuşak, emici ve temiz olmasına dikkat edin. Çoraplar ayaklarınızı sıkmamalı ve terleme problemine yol açmamalıdır.

Parmak aralarınızı, tırnaklarını ve ayaklarınızı her gün kontrol edin. Herhangi bir enfeksiyon belirtisi olup olmadığını tespit edin. Çatlak, kesik, çürük, sıyrık, şişlik, kızarma yada nasırlar olmamalıdır. Bu sorunlarda herhangi birine rastlarsanız doktorunuza başvurmalısınız.

Tırnaklarınızı keserken yaralanma problemi ile karşılaşmamak için tırnak makası kullanmayın. Tırnak makası yerine törpü kullanın. Tırnaklarınızı yuvarlak olarak değil, düz olarak şekillendirin.

Tırnaklarını törpülerken çok fazla kısaltmamalısınız. Aşırı kısaltılan tırnaklar batık sorunlarına yol açabilir.

Ayak egzersizleri ile kan dolaşımınızı harekete geçirin. Egzersizler ayakların sağlıklı kalmasında son derece mühim bir konudur. Egzersiz yada spor esnasında yaralanmamaya dikkat edin.

Tarçının şekere faydası

Ülkemizde dokuz kişiden birinin şeker hastası olması, şeker hastasının önemli sağlık sorunlarını tetiklemesi ve tedavisinin zorluğu nedeniyle, Arınma ve Sağlıklı Yaşam Uzmanı Gül Kaynak şeker hastalığını önlemenin tarçın ile mümkün olduğunu açıkladı. “Tarçın şeker hastalığının gelişimini önlüyor.”

seker hastaligina tarcin Tarçının şekere faydası

 

Tarçının mucizeleri saymakla bitmez. En önemlisi de, son zamanların ciddi sağlık sorunları arasında yer alan şeker hastalığında gösterdiği yarardır.

genetik bir sorunda olsa önlenebilir. Bunun için düzenli beslenme ve hareket şart. Yapılan araştırmalar sonucunda Türkiye’de 9 kişiden birinin şeker hastası olduğunu söyleyen Gül Kaynak, tarçının şeker hastalığında etkisini şöyle açıkladı:

“Çoğumuz potansiyel şeker hastasıyız. Bazı besinler nasıl ki şeker hastalığını tetikliyorsa, bazıları da engelleyebiliyor. Şeker hastalığını engelleyen en önemli ve en kuvvetli besinde, tarçın. Kan şekerini kontrol altına alan tarçın, günde yarım çay kaşığı tüketilmelidir. Kabuklu tarçının çayını günde 2-4 defa için. Eğer ki şeker hastalığında insülin kullanma aşamasına gelmediyseniz, mutlaka tarçının faydasını göreceksiniz. Metabolizmanızı hızlandıran tarçın, kan şekerinde düşmeye yol açıyor.

ancak düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme ile ortaya çıkacaktır. Kendinize düzenli bir yaşam şartı oluşturmalısınız.”

Hipoglisemi nedir, belirtileri nelerdir

hastalığı son yıllarda epey artış göstererek kendinden korkutmaya başladı. Bu hastalığa yakalananların sayısının artmasının en büyük nedeni, beslenme alışkanlığıdır. ’ye yakalanan hastalarının geçmişinde uzun süreli açlıklar gözleniyor. Uzmanlar, hastalığına yakalanmamak için düzenli beslenmenin önemini bir kez daha hatırlattılar.

hipoglisemi nedir Hipoglisemi nedir, belirtileri nelerdir

 

Hipoglisemi hastalığı nedir?


Hipoglisemi halk arasında kan şekerindeki düşme olarak bilinmektedir. Kan şekerindeki düşmeden dolayı hastalar şeker ve unlu mamuller tüketmek isterler. Hipoglisemi (kan ), bilhassa fazla tüketilen şeker veya unlu mamullerin ardından ortaya çıkar. Hipoglisemi hastalığının belirtileri şeker veya unlu mamulleri tükettikten 2-3 saat sonra görülür.

 

Hipoglisemi hastalığı belirtileri nelerdir?


Kan şekerindeki düşmeden dolayı hastalar şekerli besinlere yada unlu mamullere yönelirler. Bunların aşırı derece de tüketilmesi de, Hipoglisemi hastalığının görülmesine neden olur. Hipoglisemi belirtileri yaklaşık 2-3 saat sonra;

 

  • Genetik,
  • aşırı terleme,
  • çarpıntı,
  • bulantı,
  • dikkat kaybı,
  • halsizlik,
  • el titremeleri ve uyuklama olarak kendini gösterir.

 

Ayrıca Hipoglisemi hastalarında gün boyu sinirlilik, tedirginlik ve gerginlikte görülebilir. Kan şekerindeki şekerin düşme derecesine göre Hipoglisemi belirtileri değişiklik göstermektedir.

Hipoglisemi hastaları nasıl beslenmeli?

Dilara Koçak’ın Hipoglisemi hastaları için vermiş olduğu listesine bir göz atmalısınız. Kan şekeri düşmesi olarak bilinen ve şeker komasına sokan Hipoglisemi hastalığı, doğru beslenme ve ile kontrol altına alınabilir. Daha sağlıklı ve sorunsuz günler yaşamak için doğru beslenmenin önemini vurgulayan Koçak’ın vermiş olduğu listesi şöyle;

hipoglisemi beslenme Hipoglisemi hastaları nasıl beslenmeli?

 

Dengeli beslenme her hastalıkta olduğu gibi Hipoglisemi hastalığında da büyük öneme sahip. Kan şekeri hastalığı diyeti ile şeker koması riskini minimuma indirilebilirsiniz.

Hipoglisemi ve beslenme

Kan şekerinin normalin altına düştüğü anlarda, sinirlilik, gerginlik, halsizlik gibi belirtiler gözlenir. Hipoglisemi belirtileri arasında en önemlisi tatlı yeme isteğidir. Kan şekerinin düşmesini engellemek için ilk şart dengeli beslenmektir. Düzenli ve dengeli beslenildiği zaman Hipoglisemi ile başa çıkabilirsiniz.

Hipoglisemi hastaları ana ve ara öğünlerde mutlaka karbonhidratı ve proteini birlikte tüketmeliler. Ara öğünlerde tek meyve yemek yerine protein esaslı besinlerde tüketilmelidir. Yoğurt, süt, peynir ve fındık gibi besinler tam buğday, çavdar veya kepekli tahıllarla yenilmelidir.

Bal şekeri olan besinlerden kesinlikle uzak durulmalı. Haftada sadece en fazla 2 kez olmak şartı ile sütlü tatlı tüketilebilir. Lakin, şeker yerine tatlandırıcı kullanılmalıdır.

Unlu mamullerden de uzak durmakta fayda var.
Alkolde Hipoglisemi hastaları için zararlıdır. Çünkü alkol, şekeri önce yükseltir, sonra düşürür. Ayrıca meyve suyu yerine meyvenin kendi tüketilmelidir.

ile birlikte egzersizinde bu hastalığı yenmede önemi büyüktür. Egzersiz kesinlikle aç karnına yapılmamalıdır.

 

Hipoglisemi hastaları ne yememeli


  • Yukarıda da bahsettiğimiz gibi şekerli besinlerden ve unlu mamullerden uzak durulmalıdır.
  • Beyaz un,
  • Beyaz pirinç,
  • Beyaz makarna,
  • Fazla işlenmiş et,
  • Dondurma,
  • Meyve suyu,
  • Kızarmış yiyecekler ve
  • fast food gibi işlenmiş yiyecekleri yememeye özen gösterin.

Diyabet hastalığı nedenleri

İnsülinin salgılanmasının gereken nitelikte olmaması nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık olan diyabetin altında yatan daha birçok faktör bulunmakta ve her biri diyabetin görülme riskini arttırarak yaşam kalitesinde bozulmalar meydana getirmektedir. Peki diyabetin görülme riskini arttıran ve bu kadar yayılmasına sebep olan bu faktörler nelerdir?

diyabet nedenleri Diyabet hastalığı nedenleri

 

Halk arasında olarak bilinen diyabetin görülmesinde birçok neden vardır. Halk arasındaki söylentilerin bir çoğunun bilimsel dayanağı olmadığına dikkat çeken uzmanlar; diyabetin nedenleri olarak; genetik, enfeksiyon, çevresel, stres ve ikincil diyabeti öne sürdüler.

 

 

Genetik faktörler: Adından da anlaşıldığı gibi ailesinde diyabet hastası olan kişilerin, diyabete yakalanması yüksek bir ihtimaldir.
Enfeksiyon: Öksürük ve soğuk algınlığı gibi sağlık problemlerinin sıkça görüldüğü dönemlerde, çocukların ve gençlerin diyabete yakalanma riski oldukça yüksektir.
Çevresel nedenler: Dengesiz beslenme ve kilo fazlalıkları Tip 2 diyabeti tetiklemektedir. Uzmanlar, yaşam tarzında yapılan değişikliklerin diyabete yakalanma nedeni olarak öne sürmektedir. Yemek yeme alışkanlığının birden bire değişmesi vücudu diyabete meyilli hale getirir.
İkincil diyabet: Pankreas hastalıklarından dolayı diyabet riski artmaktadır. Özellikle fazla alkol tüketiminden ötürü pankreasın zarar görmesi durumunda da diyabet ortaya çıkabilir.
Stres: Stres dolaylı olarak diyabeti etkilemektedir. Bazı kişiler stresten dolayı yemek yeme alışkanlıklarında değişiklik yaptıkları için diyabete yakalanırlar. Stresten dolayı düzensiz olarak çok yemek yemek yada az yemek diyabet nedenidir.

   
backlink | gündem | comenius | aşk şiirleri | turkcell tl kazan | oyun indir | dans kursu | orgu | okul şarkıları | hayaletler | google pagerank